'80 kuşağı, 1980 askeri darbesinden sonraki apolitik toplumsal ortamda yetişmiş bugünün gençlerinin kuşağı. Bu kuşakla ilgili derinlemesine bilimsel araştırmalar az olmasına karşın, özellikle medyada bu kuşağın özellikle ‘68lilerin vurgulamasıyla apolitik, tüketim toplumuna yönelmiş, aşırı bireyci bir imaji çizilmekte. Peki '80 kuşağına ait bireyler kendilerini nasıl anlatıyor? Sözlü tarihçiler aynı yaş grubundan olduğu vakit bu diyaloglar nasıl şekilleniyor? Sabancı Üniversitesi öğrencileri, çeşitli derslerde '80 kuşağı üzerine çalıştılar. Bu dersler arasında Kültürel Etüdler 251: Yaşamöyküleri Anlatıları (bu dersin öğrencilerinden Didem Ermiş, "X kuşağından" diye tanımladığı bir gençle görüştü) ve Proje 102 bulunmakta. Sabanci Üniversitesinde 2002 Bahar döneminde Proje 102 dersinin öğrencileri, '80 kuşağı üzerine bir sözlü tarih projesi yaptılar. Bu proje, Naci Alpuğan, Hande Çayır, Senem Kınalıbaş, Zeynep Seviner ve Yalın Zeybek tarafından gerçekleştirildi. Her öğrenci, '80 kuşağından bir bireyle görüşerek yaşamöyküsü anlatısını kaydetti ve proje ekibinin birlikte yazdığı rapor, '80 kuşağının ortak özellikleri üzerinde dururken, şimdiye kadar yapılmış çalışmaların eksikliklerini tartışarak projenin bulguları üzerinden yapılabilecek yeni çalışmalar için sorular sordu. Projenin bulguları arasında, '80 kuşağı için bireysel bir söylemin gerçekten öne çıktığı, ama bunun politik olanın da bireyselleştiği bir bağlamda okunması gerektiği var. Görüşmeyi yapan öğrenciler, konuştukları gençlerde otoriteye karşı bir başkaldırı gözlemlediler. Bazı görüşmelerde özellikle öne çıkan, anlatıcıların çok genç olmasına rağmen, geçmişe dair bir nostaljiydi. Bu büyük ölçüde, geleceğe ilişkin olumsuz beklentilerden kaynaklanıyordu. Bir diğer bulgu da gençlerin eğitim sistemine ve toplumdaki başarı kıstasına olan tepkileriydi. Hande Çayır, araştırma raporunda '80 kuşağı üzerine ilginç bazı tespitlerde bulunuyor: "Aynılıktan farklılığa doğru bir yelpaze. Kendilerini ait hissetmedikleri bir toplum.Ve yine o toplum baskısıyla sallanan kafalar ve olmadığı gibi görünen bir kuşak...'80 kuşağı." Çayır, anlatılardaki iç çelişkileri vurguluyor: "Birey olmakla koyun olmak arasında yaşamak ya da sınıfa dayalı öfkeyle toplumsal yükselme kaygısı...'80'lerin geliştirdiği bu çelişkiler yığını mıydı yoksa?"