Cumhuriyet'in ilk döneminde
yetişen bireylerin yaşamöyküsü anlatılarına baktığımızda, onların çoğunluğunun
Cumhuriyet'le sıkı sıkıya özdeşleştiklerini ve anlatılarında bu kimliği öne çıkardıklarını
görüyoruz. Cumhuriyet devriminin gençlere yüklediği misyon ve Milli Eğitim ve
Halkevleri yoluyla onlara ulusal bir kimlik aşılama çabalarının etkilerini ilkgençliklerini
20li ve 30lu yıllarda yaşayan bu kişilerin anlatılarında buluyoruz. Bir önceki
kuşağın yaşadığı yenilgiler, savaşlar, fakirlik, hastalıklar, zorunlu göçler,
güvensizlik ve korkular, bu kuşakta yeni ve daha özgüvenli bir kimliğe dönüşmekte.
Bu tabii daha çok, şehirli, orta sınıf ve Cumhuriyet okullarında eğitim görmüş,
kendilerini "Cumhuriyet çocukları" veya "Atatürk çocukları" diye adlandıran bireyler
için geçerli. Bugün Cumhuriyet kuşağı, sözlü tarihçilerin üzerinde önemle durmaları
gereken bir kuşak. Çünkü bu yaş grubu, ne yazık ki hızla kaybetmekte olduğumuz
bir grup. Bu kuşaktan bir örnek olarak Leyla Neyzi'nin görüştüğü Ferruh Doğan'ın
yaşamöyküsünden kesitler sunulacaktır.